Sunday, November 26, 2006

Bilmiyorlar ki, bilmediğini küçümser insanlar...




Ölürken güzelleşen ağaçlar,
sevişirken ölen örümcekler,
bir aşk için bütün hayatını yakan insanlar var bu tabiatta...
Hangisine imrenmeliyiz?
Hangisini dilemeliyiz kendimiz için?
Nasıl bir mutluluğun, nasıl bir hazzın peşine düşmeliyiz? Ölümü bile unutturacak olağanüstü bir hazzın hayatın bir yerlerinde saklı olduğunu biliyorsak eğer, bu haz karşılığında hayatımızı vermemiz gerektiğini de seziyorsak, ne yapmalıyız?
Yaşamın uysal mutluluklarıyla yetinmeli miyiz??
Bizi mahvedecek bir hazla kuşatacak olana rastladığımızda kaçmalı mıyız yoksa o hazzı yaratacak olanı mı aramalıyız her yerde?

ahmet altan/25 aralık 2006